Cumartesi , Ağustos 11 2018
Ana Sayfa / Genel / Depresyonda mıyım Acaba?

Depresyonda mıyım Acaba?

Pek çok kişi, zaman zaman yaşadığı duygusal çökkünlükleri depresyon olarak algılamaktadır. Siz de “Depresyonda mıyım? diye soranlardansanız, yazımızı okuyabilirsiniz.

Depresyon nedir, ne değildir?

Depresyon, en az 2 hafta süren duygusal olarak çöküntüdür. Duygusal olarak çöken birey, uyaranlarını azaltmak ister ve kendisini daha olumsuz düşüncelere iter. Kişi olumsuzluklarla baş başa kaldıkça içine kapanır ve dış dünya ile olan iletişimini en aza indirir. Tabi bu ruh hali fiziksel hareketlerinde de görülür. Yapılacak işte isteksizlik, hareketlerinde yavaşlama, normal zamanda kolayca karar verdiği olaylar karşısında güç karar verme yaşar. Depresyon sık görülen bir psikolojik rahatsızlıktır. Fakat;

– Zayıflık, mutsuzluk veya moral bozukluğu değildir. Gün içerisinde sık sık duyduğunuz gibi depresyona girdim tarzında cümleler doğru bir tanım değildir.

Ayrıntılı bir okuma için Depresyon Nedir? linkine tıklayınız.

Depresyonun başlıca nedenleri nelerdir?

Depresyona neden olabilecek üç etken bulunmaktadır. Bunlar, biyolojik etkenler, genetik etkenler, psikososyal etkenlerdir. Bu etmenleri biraz daha açmamız gerekirse şu şekilde bahsedebiliriz.

# Biyolojik Etmenler

Biyolojik etmenlerle ilgili yapılan araştırmalarda beyin hücrelerinde bulunan bazı hormonların depresyon hastalarının kan, idrar ve beyin sıvılarında bulunan miktarlarının az veya fazla salgılandığı o görülmüştür. Depresyondaki bireylerde özellikle norepinefrin ve serotonin hormonlarının sinir hücreleri arasındaki bağlantı noktalarında azalır. Bu azalma, depresif duygu durumunun ortaya çıkmasına neden olur. Bu kimyasallar bazı zamanlarda kendiliğinden azalsa da, bazı zaman dilimlerinde yaşamsal olaylarından sonra gerçekleşir. Geçmişte yaşanan travmalar, kayıplar, üzüntü ve zorlanmalar, hala devam eden sorunlar, yeni ortaya çıkmış zorlayıcı yaşam olayları, düşük eğitim düzeyi, yoksulluk da depresyona neden olabilir.

# Genetik faktörler

Birçok psikolojik rahatsızlıkta olduğu gibi depresyonda da genetik faktör halk dilinde ırsi dediğimiz kalıtsal durum önemlidir. Bu genetik faktör kişiye ebeveynleri tarafından aktarılır ve bu kişiler depresyona daha yatkındır. Bu konuda önemli olan bir nokta var bazı durumlarda genetik yatkınlık olmaksızın çevresel faktörler depresyon yaratabilmektedir. Yapılan araştırmalarda ağır bir depresyon geçiren bireylerin birinci derece yakınlarında diğer kişilere göre iki üç kat daha yatkın olduğu görülmüştür. Yine tek yumurta ikizlerinde birinin depresyon geçirmesi durumunda diğerinin hastalanma oranı % 50 dir. Bu çalışmalar da depresyona genetik yatkınlığın olduğunu göstermektedir.

# Psikososyal etkenler

Sürekli değişen dünyada bir çok şeyin değiştiği gibi psikolojik rahatsızlıklar ve nedenleri de değişiyor. Daha önce stres ve stresle başa çıkma yolları üzerine çalışılırken günümüzde stres ve stres yönetimi üzerine çalışılmakta ve benimsenmektedir. Yani bu ne oluyor diye sorarsanız; stres günümüzde her yerde karşımıza çıkıyorken buna karşı yapmamız en doğru şey streslere karşı önlem almamız ve etkeni en aza indirgemektedir. Araştırmalar stresli yaşam olaylarının genelde depresyonun ilk kez ortaya çıkışında etkili olduğunu daha sonra görülen ataklarla bir ilişkisinin bulunmadığını ortaya koymuştur. Bu örnek bize kişinin stres faktörlerine karşı önlem aldığını ve onu yönlendirdiğini göstermektedir. Bazı stres faktörlerini ortadan kaldırsakta yıllar sonra karşımıza çıkabilir. Örneğin: Anne-Babasını kaybeden bir kişide ilerleyen yıllarda depresyona girme riski fazladır. Depresyon için başlıkça sebepler; aile içi sorunlar, bir yakının kaybedilmesi, Kişinin benlik saygısını zedeleyen durumlar en çok depresyona yol açan stresörlerdir.

Depresyonda olduğumuzu nasıl anlarız?

Kişide gün içinde depresif duygu ve düşüncelere ek olarak, ilgi ve istek kaybı, zevk alamama, kilo kaybı ya da artışı, uykusuzluk ya da uyku artışı, hareketlerde yavaşlama, yorgunluk, bitkinlik, enerji kaybı, cinsel isteksizlik, huzursuzluk, değersizlik ve suçluluk yaşayabilir. Aynı zamanda bu kişiler odaklanma sorunu, her zamanki durumlara karşı kararsızlık, kendine zarar verme düşünceleri varsa kişi depresyonda olabilir. Ancak depresyon denebilmesi için, bu belirtilerin iki haftadan daha fazla sürmesi gerekir.

Depresyon kimlerde görülür? Kimlerde Risklidir?

Depresyon kadınlarda hormonal dengede sürekli değişlik olduğu için erkeklerden iki kat daha fazla görünür. Kadınlarda görülme yaşı 20 ile 50 arası olsa da, yaşlılarda bu hastalığın sıklığı artmaktadır. Depresyon oranları kadınlarda yüzde 20, erkeklerde yüzde 10 , ergen bireylerde ise yüzde 5 görülür. Özelllikle son dönemlerde en sık rastlanılan psikolojik rahatsızlık olan depresyonda insanların hayatlarında önemli döneminde major depresyon geçirdiğini ortaya koymaktadır. Ayrıca;

  • Boşanmış, ayrılmış kişiler,
  • Sosyoekonomik düzeyin düşük olması ve işsizlik,
  • Sosyal ve çevresel desteğin az oluşu,
  • Uzun süren zorlayıcı yaşam tarzı da depresyon riskini artırır.

Depresyon tedavisi nasıldır?

Depresyonun yüksek oranda tedavi edilebilen psikolojik bir rahatsızlıktır. Depresyonun tedavisinde en çok tercih edilen yöntemler antidepresanlar ve psikoterapi uygulamalarıdır. Genellikle İki yöntemin birlikte uygulandığı depresyon tedavilerinde başarı oranının daha yüksek olduğu görülür. Fakat son zamanlarda hafif düzeyli depresyonlarda psikoterapinin daha çok tercih edildiğini ve daha etkili bir yol olduğunu göstermektedir.

Depresyon tedavisinde hasta yakınlarına düşen görevler

Şüphesiz en büyük rol çevresindeki bireylerindir. Hastalığın tekrar etmemesi için ve destekleyici olması ile depresyondaki hasta için büyük önem taşır. Hasta yakınları özellikle sabırlı ve inançlı olmalıdır. Bu durumun bir süre sonra sona ereceğine inanmalıdır.

Tavsiye İçerik: Depresyondaki Birine Nasıl Yardımcı Olabilirsiniz?

Yazı: Mehmet Tarık Çay

Psikolojik Danışman

Check Also

Alev YILDIRIM, Uzman Klinik Psikolog

Uzman Klinik Psikolog Alev YILDIRIM, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümünü 1998 yılında bitirdi. 2002 yılında aynı …

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ön Görüşme İçin Tıklayın!