Pazartesi , Ağustos 13 2018
Ana Sayfa / Genel / Mutlu Olmak Bir Seçimdir!

Mutlu Olmak Bir Seçimdir!

Her geçen gün değişen ve gelişen dünyada, insanların stresörlerle karşılaşma riski bir hayli artmış durumda. Günlük hayatımızda bizleri üzen, sıkıntıya sokan olaylarla sık sık karşılaşabiliyoruz. Hayatın akışı içinde sürekli bir yoğunluk ve karmaşa içerisinde bizler de ruh hali olarak negatif bir hal alıyoruz. Bu kadar yorucu yaşam olayları içinde, mutlu olmak her ne kadar zor görünse de, mutluluk bir sonuç değil seçimdir.

Mutluluk Mu, Haklılık Mı?

Evet, günlük hayatımızın içerisinde sürekli sinirlendiğimiz, mutsuz olduğumuz konular bizim elimizde olmuyor. Belki de en çok sinirlendiğimiz şeyler de haklı olmamıza rağmen elimizden pek bir şey gelmemesidir. Mutluluğun sonuç değil de seçim olduğunu gösteren davranış da tam burada ortaya çıkıyor. Mutluluk yolu tabii ki engelsiz değil. Bu yolda yürürken karşınıza çıkabilecek engelleri tanımak, pozitif yaşam becerilerinizi geliştirmek ve stresi yönetebilmeniz hayatınızın her evresini etkileyecek öneme sahiptir. Mutsuz olmak son derece kolayken mutlu olmak için çaba sarf etmemiz gerekiyor. Eğer mutlu olmak için ne yapacağınızı bilmiyorsanız sizi mutsuz eden şeylerden kurtularak işe başlayabilirsiniz.

İnsan İlişkileri Ve Mutluluk:

Yapılan araştırmalar neticesinde dünyada en bulaşıcı şey insanların ruh halidir. Bir kahkahamız da yüzümüzün asılması da karşımızdaki kişiyi etkileyecektir. Bunu biraz daha açmak gerekirse; işten çıkıp neşeli bir şekilde evimize girdiğimizi düşünelim. Evde karşılaştığımız manzara ise bir hayli ilginçtir. Herkesin suratı asıktır ve ev içerisinde gergin bir enerji vardır. Önce ortamdaki gerginliğin nedenini anlamaya çalışırız ve kısa sürede de ortama uyum sağlarız . Mutluluğumuzun da üzüntümüzün de bulaşıcı olduğunu unutmamamız gerekir. Yapılan araştırmalarda sosyal ilişkiler ve mutluluk arasında anlamlı bir ilişki olduğu saptanmıştır. Genel olarak çalışmaların sonuçları mutluluğun bir virüs gibi yayıldığını düşündürmektedir.

Yaşımızla Mutlu Olmak:

Hayatta kaybedilmeden kazanılmayan tek şey tecrübedir. Bu tecrübe yaşamımız içerisine bize çok fazla şey kattığı gibi dünya görüşümüzü de bir hayli geliştirecektir. Yaşamın kişiye kattığı tecrübe neticesinde çoğu zaman daha temkinli davranacak ve sakin bir yaşam seçecektir. Konuyla ilgili yapılan çalışmada daha olgun bireyler daha genç olanlara göre daha mutlu oldukları görülmüştür. Yaşlı bireyler daha fazla sağlık sorunları yaşasalar bile genel olarak sorunlarını daha az dile getirmişlerdir.

Ekonomik Mutluluk:

En büyük hatalarımızdan birisi, para bizi mutlu etmek için bir araç olmalıyken, hayatımızın amacı haline getiriyoruz. Kendimizi yarıştan yarışa sokuyor, sürekli yeni maddi hedefler için çalışıyoruz. Hatta çalışma ortamını abartıp, “hayatım akşam yemeğine gelemeyeceğim, işlerim uzadı” tarzı cümlelerle karşılaşabiliyoruz. Buradan paranın hayatımızda önemsiz olduğunu çıkarmamamız gerekir. Evet, belirli bir gelir seviyesinden daha az para kazanmak yaşam kalitemizi azaltabiliyor ve belirli bir ekonomik standarda ulaştıktan sonra gelen fazla para yaşam doyumumuzu artırabiliyor. Bu konuda yapmamız gereken en önemli şey parayı yaşamımızda bir amaç olarak görmektir.

Kendini İyi Hissetmeyi Seç

Sevdiklerinizle Konuşun: İlk başlarda sıradan gelebilir, ama burada esas istediğimiz, size en çok destek veren kişiyle düzenli olarak konuşmanız ve ondan olumlu sözler sarf etmesini istemeniz. Sevdiğiniz insanlar size iyi gelecek ve güven verecektir. Onları düzenli olarak arayın .

Kendini Sevmeyen Kimseyi Sevemez : Elbette kusurlarınız olacaktır. Kusurlarınızı boş verin, tüm dikkatinizi sadece güzel olan yerlerinize verin. Belki çok sık duyuyorsunuz ama bardağa dolu tarafından bakmaya çalışın. Gözleriniz, gülüşünüz ya da saçınız mı güzel ? Kısa bir süre de, beğendiniz kısımlara odaklanın ve bunlara sahip olduğunuz için kendinize gülümseyin.

Kendinizi sürekli başkaları ile kıyaslamak: Unutmayın tek rakibiniz kendinizsiniz. İnsanların sizi üzmek için girişimleri olabilir fakat bu girişimlerin sonuç vermesine izin veren veya vermeyen kişinin kendiniz olduğunu unutmayın. Sizin için en önemli fikrin kendi fikriniz olduğunu kendinize tekrarlamalısınız. Kendinizi eleştirmeyi bırakın. Her gün, her an kendinize karşı ne kadar negatif konuştuğunuzu fark edin ve bunu bırakmaya karar verin. Bir anda olacağının garantisi yok fakat en azından buna dikkat etmeye başladığınızda bile daha mutlu hissetmeye başlayacaksınız.

Bakış açısını değiştirmek: Mutluluğun yanı başımızda olduğunu unutmamamız lazım. Bardağa hangi tarafından bakarsak o şekilde göreceğimizi biliyoruz. Yaşamın yoğun koşturmacası içinde sıkışıp kalmışken, zamanı gün içinde yaşayabileceğiniz güzellikleri düşünmek, çözmeye çalıştığınız bir soruna odaklanmak ya da büyük fikirleriniz için beyin fırtınası yapmak için kullanabilirsiniz. Herhangi bir yerde sıra beklerken, bir gezi dergisini karıştırıp, tatil planlarını yapabilirsiniz. Unutmayın hayallerimiz bizi her yere götürebilir. Kimi zaman yaşamın bizi uzaklaştırdığını hissedebiliriz ancak yaşadığımız durumla ilgili olarak yeni bir bakış açısı geliştirebiliriz. Böyle yaptığımızda, gün sonunda yaşamınızda daha fazla barış ve mutluluk olduğunu fark edeceksiniz. Neyin doğru olduğunu fark etmeye başlamak ve gözlerinizin önünde dünyanın değişmeye başladığını görmek için zaman ayırın.

Son olarak, unutmamalıyız ki, attığımız her adımın arkasında mutlu olma isteğimiz var. Mutsuzluğumuzun arkasında ise beklentilerimiz. O halde beklentinizi bir tık düşürün ve yaşamınıza devam edin.

Yazar: Mehmet Tarık Çay

Psikolojik Danışman

Check Also

Alev YILDIRIM, Uzman Klinik Psikolog

Uzman Klinik Psikolog Alev YILDIRIM, İstanbul Üniversitesi Psikoloji Bölümünü 1998 yılında bitirdi. 2002 yılında aynı …

Bir Yorum

  1. Teşekkür ederim yazı için

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir

Ön Görüşme İçin Tıklayın!